Denizci Kaptan

24/10/2009 - DENİZCİ KAPTAN AMERİKADA..........

Kategori: siir edebiyat

Sevgili  dostlar  .çok  uzun  sürebilecek      bir  seyehat  için  sizlerden  bayağı  ayrı kalabileceğimi düşünüyorum  , zaten yaz  boyunca  işlerimizin   ( işlerimin)  inanılmaz yoğunluğu beraberliğimizi  engelledi  fırsat  buldukça    sayfama  dönücem  ama  alışıla  geldik  ziyaretler  ve  yorumlarda bulunamıycağım için    samimiyetinize  sığınarak  özür  diliyorum.
tüm  dost ve arkadaşlarıma  sevgilerimle harika  paylaşımlar  diliyorum sağlıcakla  kalın.:)))

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/9/2009 - bizim william söylemiş

Kategori: siir edebiyat

Yağmuru seviyorum diyorsun, yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun... Güneşi seviyorum diyorsun, güneş açınca gölgeye kaçıyorsun... Rüzgarı seviyorum diyorsun, rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun... İşte,bunun için korkuyorum; Beni de sevdiğini söylüyorsun... William Shakespeare

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/7/2009 - HÜZÜNLÜ TABLO

Kategori: siir edebiyat
Bir resim istiyorum
Ama önce bir ressam
Anlatıyorum dinliyor

Bana bir tablo yap
Denizler çıldırmış olmalı o gece
Ve kayalıklar dolunaydan mahrum bu gece

Fener hüzünle bakıyor
Kırık camları
Bir gemi görünmüş ama
O an insafsız  kayalıkları  örtmüş
hırçın  denizler

Yelkenlerini o an atlas gibi gösteriyor
Çakan şimşekler
Rüzgarlar alay edercesine püskürtüyor

Bir yaşlı adam odun taşıyor
Çocuk bütün gayretiyle görünsün istiyor
Işık olsun  o alevler
Korkunç siluetler sanki  avını  bekliyor

Denizler baş eğmiyor  gemi  isyankar
Kaderine gidiyor biraz ötesine

Islak odunlar önce bir duman
Sonra ışık oluyor
Son bir baş kaldırış  denizlere
Ve insafsız kayalıklar avıyla kucaklaşıyor

Dinle ressam
Resim bu
Kasvetin kokusunu  buram  buram  istiyorum

Ressam çaresiz
İstek duygusuz
Tual isyankar
Fırça bedbaht  bu gece

Çakmayan şimşekler
Esmeyen rüzgar
Adam  hayal peşinde

Canlandı sahneler
Birbirine karıştı  gerçekle hayaller
Üstat mutsuz
Tabloda hüzün
Fener ızdırap içinde
                                                                                             


                                                             12  04  2009
                                                         İSMAİL ADA
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/7/2009 - DEPRESİF NOTLAR

Kategori: siir edebiyat
Reddedilmenin tatsız hüznü çöktü
Kasvet buram buram bu gece
Yaşanmışlıkların tekrarı adeta
Aykırı duygularım deli ediyor beni
Dostlukları sevmelere çeviren yüzssüzlüğüm..

Ne çalan müzik
Ne istanbulun eşssiz silüeti
Nede tanıdığım kadınlar
Ve onlardan kalan anılar
Sukuneti sağlayamıyor bu edepsiz ruhuma.

Acımasız denizlerin dövdüğü kayalar gibi eriyor
Issızlarımda duygularım.

Bir çocuk gitar çalıyor
Sözleri anlaşılamasada melodi dalga dalga yayılıyor
Hemen ilerisinde bir kız var
Sanırım bu gece dolunay işbirlikçisi
Önünde tuali
Bir büyü gibi duruyor bu gece kız kulesi

Nelerde konuşuyordur kim bilir
Önümden geçen bu yaşlı çift
Elele sarmaş dolaş

Suları dinledinizmi siz hiç
Yakomozları taşırlar kıyılara Sonra son bulur
Dalgaların erişmesiyle kayalıklara
Kırılmış ayın parçalarıdır kıpır kıpır
Sonsuzlarmış gibi ışıl ışıl denizlerde

Bu itiraf gecesinde hüznü anlatmam için gerekli
Sadece bir kaç kelime

Ama olmuyor ihanet gibi geliyor
İçimden bir ses sürsün istiyor
Bitmesin bitirme diyor
Lanetlenmiş sevmelerini

Sıyrılırsan yalnızlıklarından
Belkide bir yerlerde bulursun
sevenlerini.




                                                                         İSMAİL ADA

 

















Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/6/2009 - HER KİMSE

Kategori: siir edebiyat
Yaşamın  boş vermişliğinde
Henüz  bestelememişken
Bir rüzgarla geldin
Sanki yokluyorsun

Bu senin tarzın
Nasıl bir  melodiye yerleştirilecek
İçinden  seçilecek sözler diye düşündüm bir an

Dün geceyi  nasıl geçirdin diye sormak lazım
Bu dizeler tanımadığım birini vuruyor
Her kimse yada kimlerse.


İSMAİL ADA

19 06 2009
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/6/2009 - ÖNCE SEN

Kategori: siir edebiyat




işitilmeyen haykırışların adı artık
sessizlik              

çok yaşanmışlarında inkarı

önce paramparça olup sonra yapıştırılmış

çömlekler gibi

güzel olan gülüşümüydü

yoksa sözlerimi

gözlerinin rengimiydi seni vazgeçiren kendinden

sana bir tanemmi demişti

herhalde yağmurlar sizin için yağıp

ağaçlar konfeti olup dökmüştü

karlar beyaz, yağmurlar ıslak

geceler alabildiğince karanlık

ve   orda hüzün

aşkı icat ettiğinizi ilk hanginiz söyledi

şimdi sen yalnızsın

önce kendi sessizliğinde haykıracaksın




                                                                                                   İSMAİL ADA
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/6/2009 - AĞIT

Kategori: siir edebiyat

 


   Lanetlenmiş  sonsuzlarda
   Kahrolası hikayeleri anlatılacak bu aşkların
   Meçhuller seslenecek
   Issızlar rıhtımından
   Yaşamışları ağıt dökecek


   Karanlıkta silüetleri belirecek
   çekilmiş denizlerde
   yüzyıllar boyunca
   dalgalarla dövülmüş  kayalıkların
 

  
   Ürpereceksin
   Yalnızlık çökecek
   Birşeyler düğümlenecek
  

   Sonsuzlarda anlatılacak
   Bir hikayen olduğunu fark ediceksin



                                                                                                                      İSMAİL ADA

 


  
Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/5/2009 - AŞK PİŞMAN OLMAMAKTIR DERDİN

Kategori: siir edebiyat


BİR TUALİN YAŞAM SAVAŞI
RESSAM KÖTÜ BU GECE
DOĞMADAN ÖLDÜRÜYOR
RESİM ESKİZ KALACAK

ŞAİR UÇMUŞ
ŞİİR İFADE EDEMİYOR KENDİNİ
SÖZLER ANLAMSIZ
AŞK NE , AŞIK KİM

İYİ OYNUYOR KIZ AŞIK ROLUNÜ
REPLİĞİ  ÖMÜR BOYU ÇALIŞMIŞ
ONADA VARDIR  İNANAN BİR DELİ
KUMPANYANIN SAHNESİNDEYMİŞ GİBİ

SÖZLER GÜZEL BESTE YARIM
MÜZİK BERBAT BU GECE
UÇUŞUYOR NOTALAR SIRALANAMIYOR BU BELLİ

      
.........................................................................................


ZAMANIN  BİLİNMEZ SALINCAKLARINDA AŞKI  SALLADIM
BANA AŞK HİÇ PİŞMAN OLMAMAK DEMEKTİR DERDİN
DENİZİN ŞARKILARINI  BERABER SÖYLERDİK
GECE KAVUŞUNCA GÜNE TATSIZ BİR HÜZÜN ÇÖKER
ELELE YILDIZLARIMIZA DÖNERDİK



İSMAİL ADA

15 05  2009

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/5/2009 - BİTİRDİK BÖYLECE GECEYİ

Kategori: siir edebiyat
Sabahın kör saatlerini bulur yazmalarım
Nedenide yok bilmiyorum
Bu zehir zıkkım saatlarde ben ne yazmalıyım
Hımm içinde aşk olmayan birşeyler
Denizi,güneşi,kuşu ,ağacıda çıkar
Yeşilide boşver maviyide
Zaten siyah beyaz herşey uzun zamandır

İyiki ressam değilim
Hali ne olurdu o tualin

Tamam yazma sen bu sefer beceremiyceksin

Al gitarı eline mi,y i si,yi kullanma
Zurnada peşref olmaz , ne çıkarsa bahtına
İşte geceyi öldürdüm
Keşke bir kaç duble birşey içseydim
O zaman belkide bir mazaret eklerdim
Sarhoşun mektubudur ya okunur ya okunmaz

Birkaç şiir okudum az önce
Ne güzel yazıyorlar
Seveninkide güzel sevmeyeninde
Sevende hüzünlü sevmeyende
Bırakıp gidende dertli
Geride kalanda
Kelimelerle nede güzel oynuyorlar dizelerde
Nasılda bir ruh hali nasıl yoğunluk bu
Yazan anlar ancak sanırım o anı

Tamam buldum işte balıkçıyım ben
Denizlere hükmederim her mevsim
Öfkemi bilir ne kadar azgında olsa bu sular
Yıldızlar yol gösterir geceye kalırsam
Bulutlar kesemez önünü onlardan aldığım ışığımın
Rüzgarlar ben istersem eser
Şarkılarıma başlarsam ancak eşlik eder
Balıkçıyım ben livarım her zaman balıkla dolar
Boş döndürmez beni odenizler
Zor iş canım bu balıkçılık
Yazı var birde kışı

Tanan o zaman ben bir ozanım
Hikayelerde anlatır şiirlerde yazarım
Yaşanmışlıklar ilk benden duyulur
Destan gibi anlatırım
Aslıyla, mecnun neki
Ben herkesi hüzünlendirir ağlatırım
Sesim buğuludur benim
Birkez duyuldumu hiç bir kulaktan silinmez
Hep aynı şeyleri derim
Bakmayın geriye anılara gidilmez

İşte buldum bir ressam olmalıyım ben
Fırçaya hükmetmeli
Başına ne geldiğinden bi haber şu tuali feth etmeli
Duyguları resmetmeliyim
Keşfedilmemiş renklerle ışığı çizmeliyim
Duygularımın ifrazatı gibi çıkmalı sanat eserim
Yoktan var etmeliyim önce ruhumun beynime çizdiklerini
Evet ressam doğmuşum ben
Yaşamın toleransıda olsa o silgiyi kullanmam

Hayır,hayır oyunculuk en iyisi
Kabiliyette var bende
Doğuştan bir yetenek
Bu yaşa kadar hep mutluluğu oynadım
Epliklerim ezberimde hiç zorlanmadan söylüyorum
Mutluyum, mutlusun, mutlu
İyiyim ,iyisin , iyi
Seviyorum ,seviyorsun ,seviyor
Doğuştan oyuncuyum ben
Oynarım rolümü sonuna kadar hiç zorlanmadan


Hımmm bunlar bana göre değil
Çünkü tüccarrım ben
Karakterimde uygun zaten
Hem alır hen satarım
Babam olsa acımam çıkarım varsa eğer
Bir dakka bile düşünmem satarım
Ne dost dinler nede arkadaş
Ortak tanımam kendime
Etrafımda kimseye ihtiyacım yok
Canımı sıkmasınlar
İşime gelirse ülkeyi bile içindekilerle satarım

Olmadı çüş derler adama

Ben bir müzisyenim
Elimden hiç düşmez gitarım
Dostum arkadaşım o benim can yoldaşım
Besteler yapar şarkılar söylerim
En güzel sözleri ben yazarım
Şarkılarımda hüzün vardır buram buram
Romantizm rüzgarları eser adeta melankoly
Aşk şarkılarının inanılmaz şarkıcısıyım ben
Ben tarif ederim şarkılarda ben anlatırım aşkı
Bunun dışında yaşanmışlıklar sevmektir ancak

Ben olsam olsam siyasetçi olurum
Aslında her devrin adamı
Herkesle bi kafa dengi
Meclis tam bana göre indir kaldır elini
Harika yalan söyler kuru sıkı atarım
Eşşeği boyar babasına satarım
Yalandan kim ölmüş
Renk vermem ,yüzüm kızarmaz, sesim zaten hiç kısılmaz
Ünvanıda severim parayıda
Zaten başka türlüde yaşanmaz
biraz faşist tarafım var
Solcu olup ne yapıcan bu yaşta
Zaten bu ülkede yirmi yaşına kadar solcu olmayan eşşektir
yirmi yaşından sonra dahala solcuysa eşşoğlu eşşektir
ben işin yalancısıyım bana böyle dediler
Halkmış vatan , millet sakarya
Banane birdahamı gelicen oğlum dünyaya
Doldur ömrünü bir elin yağda diğeride balda

Olmadı benden siyasetçide olmaz işte gene vazgeçtim
Ben yirmisini geçmiş eşşoğlularındanım
bakın bu işi bile beceremiyorum
Bu boktan saatlerde hiç bir şey yazamıyorum demiştim
Haklı çıktım
Hiç olmassa bir şiir yazabilseydim
Şu bahsettiğim sevenler bile yazabildikten sonra
Neyse bana yuh olsun
Bitirdik işte geceyi
Yazamadan bir şeyi



31 04 2009
İSMAİL ADA
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/5/2009 - Hüzünlü Kız

Kategori: siir edebiyat

 RESSAM  MÜRÜVET  KAYABAY
 




HÜZÜNLÜ KIZ

Dolunaylarda batar puslu gri gecelerde
Sen seyrederken yarı çıplak
Issızlarda örter bulutları...
Birsen kalırsın yalnız başına
Geriye dönüşü yokmudur diye sorarken
Bir dinleyenin olmadığı itiraf gecesinde
Hüznün sardığı sarsılmış bedeninle
Nice sabahları kucaklarken gece
Yorgun dönüşler başlar
Az önce ıslak bıraktığın yastığına

İSMAİL ADA

01 05 2009
.............................


sevgili  mürüvetin  bu tablosunu  görünce  bir şeyler  yazmak  istedim:))
umarım  beğenirsiniz:)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

IfPages>
<- :: Sonraki Sayfa ->

Denizci Kaptan






Get Your Own Player!



Free chat widget @ ShoutMix

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

asaygur
Blogcu Yardım
ahcihatah
sihirlimasalci
hercaininmekani


Get your own Chat Box! Go Large!